ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre 2013 yılı YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) 24 Mart'ta yapılacak. Bu sınavda başarılı olan öğrencilerin girmeye hak kazandığı LYS (Lisans Yerleştirme Sınavları) ise 15-16 ve 22-23 Haziran tarihlerinde düzenlenecek.
10 Ağustos 2012 Cuma
15 Temmuz 2012 Pazar
2012 LYS Matematik / Geometri Değerlendirmesi
Üniversiteye girişte uygulanmaya başlanan yeni sınav sistemi 3. yılını doldurdu. Bildiğiniz gibi yeni sistemle birlikte YGS'de başarılı olan öğrenciler, tercih edecekleri bölüme göre farklı günlerde düzenlenen LYS sınavlarına giriyor. Matematik ve Geometri sorularından oluşan sınav LYS-1 olarak adlandırılıyor. Bu yazımızda 2012 yılı LYS-1 sınavı hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım.
Öncelikle şunu hatırlamak gerekir ki bu bir öğrenci yerleştirme sınavı olduğu için kaç net yaptığınız değil, sıralamada kaçıncı olduğunuz belirleyici olacaktır. Dolayısıyla bu tür sınavlardan sonra herkes soruların zorluk derecesini tartışıyor. Bana göre soruların zorluk derecesinde genel olarak büyük bir değişim olmadı. Yani soruların zorluk derecesine 1 ile 10 arasında bir puan vermeye kalkarsak son 20 yılki sınavlarda ikinci bölüm dediğimiz matematik sorularının zorluk derecesi hep 5 civarında. Yani ortalamada pek bir değişiklik yok. Ancak standart sapmada belirgin bir düşüş var. Ne demek standart sapma?
80'li yıllardaki sınavlara bakacak olursanız bazı soruların çok kolay, bazılarının çok zor olduğunu görürsünüz. Yani zorluk derecesi 1 olan soruların da, zorluk derecesi 10 olan soruların da sınavlarda bolca yer aldığına rastlarsınız. Ancak seneler içerisinde bu makas giderek kapandı ve artık bütün sorular zorluk derecesi olarak birbirine yaklaştı. Artık kolay soru dediğimiz sorunun zorluk derecesi 4, zor dediğimiz sorunun zorluk derecesi 6 oldu. Yani standart sapma düştü, ortalama ise hep aynı çigide, yani 5 seviyesinde.
Sınav sorularının zorluk derecesinin belli bir standartta olmasının 2 anlamı var: Birincisi zayıf bir öğrenci artık eskisi gibi sınavda yapacağı 10-15 soru bulamıyor. İkincisi de başarılı bir öğrenci, kimsenin yapamadığı soruyu yaptım diyemiyor. Bundan 20 sene önce sorulmuş bir geometri sorusunun o sınava giren öğrenciler arasında doğru işaretlenme oranının %1'in altında olduğunu duymuştum. Bugün artık böyle bir soruya rastlamak herhalde mümkün değildir.
Bana göre bu yılki LYS'de de zorluk derecesi 10 üzerinden 1 ya da 2 olan soru sayısı 3'ü geçmez. Ama zorluk derecesi 7'den yüksek olan soru da yok. Özetle, sürpriz yok.
Matematik bölümündeki 50 soru için ayrılan 75 dakika ve geometri bölümündeki 30 soru için ayrılan 45 dakika gayet yeterli görünüyor. Unutmayın ki soru sayısıyla, sınav şansı ters orantılıdır. Soru sayısının fazla olması daha fazla konudan soru gelmesine neden olur ki bu da "sorular bildiğim/bilmediğim yerden geldi" şeklindeki sınav şansını anlatan ifadeleri ortadan kaldırır. Yine 30 sorulu bir sınavda dikkatsizlikten 1-2 soru kaçırmak sizi 80 sorulu bir sınavda dikkatsizlikten 1-2 soru kaçırmaktan daha çok etkileyecektir. Bu anlamda baktığımızda da 2012 LYS-1'in hemen hemen tüm konulardan homojen bir biçimde güzel hazırlanmış sorulardan oluştuğunu görüyoruz.
Sorular genel olarak hem bilgi, hem de yorum gerektiriyor. Lise1 konularının bir kısmı (üslü, köklü sayılar, modüler aritmetik.. gibi) ortaokulda da işlenir. Sınavda ortaokul bilgisiyle ama lise yorumuyla yapılabilecek yaklaşık 10 soru var. Soruların dağılımına baktığımızda da Lise1, Lise2, Lise3 ve Lise4 konularından eşit oranlarda, - belki Lise4'ten bir çıt fazla - soru geldiğini söyleyebiliriz.
2013'te de sınavla ilgili bir sürpriz beklemiyorum. Ancak, sınava girecek öğrencilerin daha şanslı olacaklarını söylemek mümkün. En azından bu sınav sistemiyle ilgili ellerinde 3 yıllık bir arşiv olacak.
Öncelikle şunu hatırlamak gerekir ki bu bir öğrenci yerleştirme sınavı olduğu için kaç net yaptığınız değil, sıralamada kaçıncı olduğunuz belirleyici olacaktır. Dolayısıyla bu tür sınavlardan sonra herkes soruların zorluk derecesini tartışıyor. Bana göre soruların zorluk derecesinde genel olarak büyük bir değişim olmadı. Yani soruların zorluk derecesine 1 ile 10 arasında bir puan vermeye kalkarsak son 20 yılki sınavlarda ikinci bölüm dediğimiz matematik sorularının zorluk derecesi hep 5 civarında. Yani ortalamada pek bir değişiklik yok. Ancak standart sapmada belirgin bir düşüş var. Ne demek standart sapma?
80'li yıllardaki sınavlara bakacak olursanız bazı soruların çok kolay, bazılarının çok zor olduğunu görürsünüz. Yani zorluk derecesi 1 olan soruların da, zorluk derecesi 10 olan soruların da sınavlarda bolca yer aldığına rastlarsınız. Ancak seneler içerisinde bu makas giderek kapandı ve artık bütün sorular zorluk derecesi olarak birbirine yaklaştı. Artık kolay soru dediğimiz sorunun zorluk derecesi 4, zor dediğimiz sorunun zorluk derecesi 6 oldu. Yani standart sapma düştü, ortalama ise hep aynı çigide, yani 5 seviyesinde.
Sınav sorularının zorluk derecesinin belli bir standartta olmasının 2 anlamı var: Birincisi zayıf bir öğrenci artık eskisi gibi sınavda yapacağı 10-15 soru bulamıyor. İkincisi de başarılı bir öğrenci, kimsenin yapamadığı soruyu yaptım diyemiyor. Bundan 20 sene önce sorulmuş bir geometri sorusunun o sınava giren öğrenciler arasında doğru işaretlenme oranının %1'in altında olduğunu duymuştum. Bugün artık böyle bir soruya rastlamak herhalde mümkün değildir.
Bana göre bu yılki LYS'de de zorluk derecesi 10 üzerinden 1 ya da 2 olan soru sayısı 3'ü geçmez. Ama zorluk derecesi 7'den yüksek olan soru da yok. Özetle, sürpriz yok.
Matematik bölümündeki 50 soru için ayrılan 75 dakika ve geometri bölümündeki 30 soru için ayrılan 45 dakika gayet yeterli görünüyor. Unutmayın ki soru sayısıyla, sınav şansı ters orantılıdır. Soru sayısının fazla olması daha fazla konudan soru gelmesine neden olur ki bu da "sorular bildiğim/bilmediğim yerden geldi" şeklindeki sınav şansını anlatan ifadeleri ortadan kaldırır. Yine 30 sorulu bir sınavda dikkatsizlikten 1-2 soru kaçırmak sizi 80 sorulu bir sınavda dikkatsizlikten 1-2 soru kaçırmaktan daha çok etkileyecektir. Bu anlamda baktığımızda da 2012 LYS-1'in hemen hemen tüm konulardan homojen bir biçimde güzel hazırlanmış sorulardan oluştuğunu görüyoruz.
Sorular genel olarak hem bilgi, hem de yorum gerektiriyor. Lise1 konularının bir kısmı (üslü, köklü sayılar, modüler aritmetik.. gibi) ortaokulda da işlenir. Sınavda ortaokul bilgisiyle ama lise yorumuyla yapılabilecek yaklaşık 10 soru var. Soruların dağılımına baktığımızda da Lise1, Lise2, Lise3 ve Lise4 konularından eşit oranlarda, - belki Lise4'ten bir çıt fazla - soru geldiğini söyleyebiliriz.
2013'te de sınavla ilgili bir sürpriz beklemiyorum. Ancak, sınava girecek öğrencilerin daha şanslı olacaklarını söylemek mümkün. En azından bu sınav sistemiyle ilgili ellerinde 3 yıllık bir arşiv olacak.
YGS'de İlk 1000'de En Çok Yer Alan İstanbul'daki Liseler
2011 YGS sınav sonuçlarına göre Türkiye'de ilk 1000'de en fazla öğrenciyle yer alan İstanbul'daki liseler aşağıdaki gibi sıralandı:
1. İstanbul Lisesi (40)
2. İstanbul Atatürk Fen Lisesi (35)
3. İstanbul Kabataş Lisesi (34)
4. Özel Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi (23)
5. Galatasaray Lisesi (23)
6. Özel Çağ Fatih Fen Lisesi (19)
7. Amerikan Robert Koleji (17)
8. Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi (11)
9. Özel Kasımoğlu Coşkun Fen Lisesi (10)
10. Bahçelievler Adnan Menderes Anadolu Lisesi (10)
1. İstanbul Lisesi (40)
2. İstanbul Atatürk Fen Lisesi (35)
3. İstanbul Kabataş Lisesi (34)
4. Özel Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi (23)
5. Galatasaray Lisesi (23)
6. Özel Çağ Fatih Fen Lisesi (19)
7. Amerikan Robert Koleji (17)
8. Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi (11)
9. Özel Kasımoğlu Coşkun Fen Lisesi (10)
10. Bahçelievler Adnan Menderes Anadolu Lisesi (10)
22 Mayıs 2012 Salı
İstanbul'da Hangi Özel Üniversiteler Bulunmaktadır?
2012 yılı itibariyle Türkiye'de bulunan 62 vakıf üniversitesinin 34'ü İstanbul'da bulunmaktadır:
Acıbadem Üniversitesi
|
Arel Üniversitesi
|
Aydın Üniversitesi
|
Bahçeşehir Üniversitesi
|
Beykent Üniversitesi
|
Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi
|
Bilgi Üniversitesi
|
Bilim Üniversitesi
|
Doğuş Üniversitesi
|
Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi
|
Fatih Üniversitesi
|
Gedik Üniversitesi
|
Gelişim Üniversitesi
|
Haliç Üniversitesi
|
Işık Üniversitesi
|
Kadir Has Üniversitesi
|
Kemerburgaz Üniversitesi
|
Koç Üniversitesi
|
Kültür Üniversitesi
|
Maltepe Üniversitesi
|
Medipol Üniversitesi
|
Mef Üniversitesi
|
Okan Üniversitesi
|
Özyeğin Üniversitesi
|
Piri Reis Üniversitesi
|
Sabahattin Zaim Üniversitesi
|
Sabancı Üniversitesi
|
Süleyman Şah Üniversitesi
|
Şehir Üniversitesi
|
Ticaret Üniversitesi
|
Üsküdar Üniversitesi
|
Yeditepe Üniversitesi
|
Yeni Yüzyıl Üniversitesi
|
29 Mayıs Üniversitesi
|
26 Ocak 2012 Perşembe
Özel Ders Sadece Türkiye'de mi Var?
Özel dersin sadece Türkiye'de olduğu sanılır. Ancak bu sadece bir şehir efsanesidir. Üniversite girişlerinde rekabet yaşanan ülkeler başta olmak üzere, özel ders tüm dünyada yaygındır. Uzakdoğu ülkelerinde ise adeta günlük yaşamın bir parçasıdır. Güney Kore'de ailelerin özel ders için harcadığı tutarın aile bütçesi içerisinde %30'u geçtiği bilinmektedir.
57 ülkede yapılan bir araştırmaya göre bu ülkelerin 42'sinde Matematik özel dersi alma oranı %40'ın üzerindedir. OECD ülkelerinde ise Matematik'ten özel ders alan öğrencilerin oranı %46,6'dır.
Hollanda'dan Letonya'ya, Uruguay'dan Vietnam'a kadar dünyanın sayısız ülkesini gezmiş biri olarak farklı ölçeklerde de olsa özel dersin dünyanın her yerinde olduğunu söyleyebilirim.
Bir bilgi de dershanelerle ilgili: 2009 yılında ülkemizde 1 milyon 175 bin öğrenci dershanelere gitmiş. Peki dershaneler ve özel ders başarı için mutlaka gerekli midir? Bu soruya cevabım "mutlaka diyemeyiz" olur. Üniversite sınavında Türkiye 4.sü olan bir arkadaşım hayatı boyunca hiç dershaneye gitmedi. Ama bu tür örnekler istisnadır. Diyeceğim o ki başarı öncelikle öğrencinin kendisindedir. Dershaneler de, doğru bir hocadan alınan özel ders de öğrenciye çok büyük katkı sağlar. Ama olmazsa olmaz değildir.
57 ülkede yapılan bir araştırmaya göre bu ülkelerin 42'sinde Matematik özel dersi alma oranı %40'ın üzerindedir. OECD ülkelerinde ise Matematik'ten özel ders alan öğrencilerin oranı %46,6'dır.
Hollanda'dan Letonya'ya, Uruguay'dan Vietnam'a kadar dünyanın sayısız ülkesini gezmiş biri olarak farklı ölçeklerde de olsa özel dersin dünyanın her yerinde olduğunu söyleyebilirim.
Bir bilgi de dershanelerle ilgili: 2009 yılında ülkemizde 1 milyon 175 bin öğrenci dershanelere gitmiş. Peki dershaneler ve özel ders başarı için mutlaka gerekli midir? Bu soruya cevabım "mutlaka diyemeyiz" olur. Üniversite sınavında Türkiye 4.sü olan bir arkadaşım hayatı boyunca hiç dershaneye gitmedi. Ama bu tür örnekler istisnadır. Diyeceğim o ki başarı öncelikle öğrencinin kendisindedir. Dershaneler de, doğru bir hocadan alınan özel ders de öğrenciye çok büyük katkı sağlar. Ama olmazsa olmaz değildir.
24 Ocak 2012 Salı
2012 LYS Sınavları Ne Zaman Yapılacak?
| Sınav | Tarih |
| YGS | 1 Nisan 2012 |
| LYS-1 (Matematik) | 16 Haziran 2012 |
| LYS-5 (Yabancı Dil) | 16 Haziran 2012 |
| LYS-4 (Sosyal Bilimler) | 17 Haziran 2012 |
| LYS-3 (Edebiyat-Coğrafya) | 23 Haziran 2012 |
| LYS-2 (Fen Bilimleri) | 24 Haziran 2012 |
2012 LYS Başvuru Tarihi
2012 yılı LYS sınavı başvuruları tüm branşlarda (Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Edebiyat-Coğrafya ve Yabancı Dil) 24-30 Nisan 2012 tarihleri arasında yapılabilecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)